03 04 2011

100 Temel Eser Polemiği

100 Temel Eser Polemiği   100 Temel Eser Polemiği  27.06.2005    Milli Eğitim Bakanlığı'nın her uygulaması polemik konusu. Şimdi de ilköğretim öğrencileri için belirlenen 100 temel eser tartışmaların odağında. Milli Eğitim Bakanlığı’nın (MEB), ilköğretim öğrencileri için tavsiye ettiği “100 Temel Eser”e yaşayan hiçbir yazarın kitabının dahil edilmemesi, çocuk edebiyatı uzmanları ve yazarlarının tepkisini çekti. MEB Müsteşarı Necat Birinci’nin “polemik konusu olmaması” için yaşayan yazarların eserlerine listede yer verilmediğini açıklaması ayrı bir polemiği de gündeme getirdi. Çocuk edebiyatçıları, uygulamanın mantığını izah edemediklerini belirterek, seçilen kitapların bugünün çocuklarına seslenmekten uzak olduğu noktasında birleşiyor ve uygulamanın ülkemizde yeni filizlenen çocuk edebiyatını yoksullaştıracağını düşünüyorlar. Çocuk kitapları yazarı Aytül Akal listede adı geçen Pertev Naili Boratav, Tahir Alangu, Kemalettin Tuğcu gibi isimlerin çocukları tek kanatlı bırakacağı görüşünde: “Bundan elli yıl önceki ortamdaki çocuklarla günümüz ortamında büyüyen çocuğa ancak günümüz çocuk edebiyatı yazar ve şairleri seslenebilir. 50 ya da 300 yıl önceki çocukların beklentileriyle şimdiki çocukları koşut tutmak, çocuğu tanımak adına bilgisizliktir.” Çocukların genel kültürünü, düşünce yapısını geliştirmek, onları iyi okur yapmak maksadıyla hazırlanan listeye tepki gösterenler, listedeki kitapların çoğunun günümüz çocuklarına seslenmediği konusunda hemfik... Devamı

03 04 2011

Kader Masalı/ Oyhan Hasan BILDIRKİ

  Kader Masalı/ Oyhan Hasan BILDIRKİ ÜÇ ELMADAN BİRİ SANA     Anasayfa   Rıfat Ilgaz Arşivi   Taşköprü'den Bakış    Kastamonu Net (Blogcu)    Şiir Sayfası   Öykü    Sinema   Atatürk  Edebiyat   Roman Yazıları  alsah / blog yazıları İndexi     KADER MASALI “Evvel zaman içinde, kalbur saman içinde!” dedikleri bir günde, memleketin birinde, insanın da kıt olduğu bir yerde; develer tellâl iken, pireler berber iken, ben evimizin ortacığına oturmuş, bir anamın, bir de babamın beşiğini tıngır mıngır sallar iken, anam kaptı maşayı, babam kaptı dolmayı. Baktım maşa yakacak, dolma da saçmalayacak, korktum kaçtım. Kaçtım kaçmasına ya, bir de baktım ki ancak bir arpa boyu yol gitmişim. İşte o zaman önüme üç dükkân çıktı. Birinin çatısı, birinin kapısı, birinin de duvarı yok. Hiç durmadım, hemen çatısı olmayan dükkâna girdim. Duvarda asılı üç tüfek gördüm. Birinin mermisi yok, biri kırık, biri sağlam. Hemen mermisi olmayanını aldım, dışarı çıktım. Az gittim, uz gittim. Yol üstünde üç tavşan gördüm: Birinin canı yok, birinin bacağı kırık, birinin canı var. Son ikisine kıyamadım, gittim ölü tavşanı vurdum. Onu aldım, hemen heybeme koydum. Hiç durmadım, az gittim, uz gittim. Yol üstünde üç derecik gördüm. Birinin suyu yok, biris... Devamı

03 04 2011

Bir Kitap- Bir Yazar: Mavisel YENER/ Seda ÇAKIR

Bir Kitap- Bir Yazar: Mavisel YENER/ Seda ÇAKIR       "Kızlar Sünnet Olur Mu?" Çocukların merak ettiği pek çok sorunun yanıtını, birbirinden güzel öykülerin yer aldığı "Kızlar Sünnet Olur Mu?" isimli kitabında toplayan Mavisel Yener, "Çocuklarla bilim adamlarının önemli bir ortak noktası vardır: Merak!" diyor. Yener, çocukların merakını ders havasında değil, edebiyat tadını hissettirerek, eğlendirerek gideriyor. Mavisel Yener, çocuklar için eğlendirirken öğreten bir kitap yazdı. Dokuz öyküden oluşan 35'inci çocuk kitabını çıkaran Yener, şunları söylüyor: "Çocuklara, yetişkinlerin didaktik tercihleriyle değil, onların sıkıntılarından ve yaşantılarından yola çıkarak yazıyorum. Kitaptaki dokuz öyküde de çocukların kafalarını taktıkları konulara ağırlık vermeyi yeğledim. Örneğin; kitaba adını veren öyküde, sünnet düğünü olayını kız çocuğunun bakış açısıyla, gülmecenin penceresinden yansıttım. 'Yaramaz Kim' adlı öyküde de az gelişmişliğin en belirgin öğelerinden biri olan 'önyargı' kavramını, birbirini ilk kez tanıyacak olan iki çocuğun çekingenliğini yenmeye çalıştığı bir tanışma ortamında ele aldım." "Kızlar sünnet olur mu?, Uzaylılar eve gelir mi?, Dişim düştü, yaşlandım mı?, Çilli oğlanlar mı yoksa gözlüklü kızlar mı daha yaramazdır?, Sizin de bir çorap canavarınız var mı?" gibi, çocukların en çok merak ettikleri sorulara yeni kitabıyla cevap veren Mavisel Yener; çocukların öyküleri okuyarak, ... Devamı

21 03 2011

Başlangıcından Bugüne Türk Romanı Zamandizini 2 (1930- 1939)

Başlangıcından Bugüne Türk Romanı Zamandizini 2 (1930- 1939)/ Ali ŞAHİN ____________________________________________________________________ 1930 BENİCE, Ethem İzzet: Aşk Güneşi 1930 GÜNTEKİN, Reşat Nuri: Yaprak Dökümü 1930 GÜZİDE SABRİ: Hicran Gecesi 1930 KOZANOĞLU, Abdullah Ziya: Kolsuz Kahraman 1930 MORKAYA, Burhan Cahit: Aşk Politikası 1930 SAFA, Peyami: 9'uncu Hariciye Koğuşu 1930 YESARİ, Mahmut: Bağrıyanık Ömer 1930 YESARİ, Mahmut: Kırlangıçlar 1931 BAŞAR, Şüküfe Nihal: Yakut Kayalar 1931 DERVİŞ, Suat(Baraner): Emine 1931 KOZANOĞLU, Abdullah Ziya: Savcı Bey 1931 MORKAYA, Burhan Cahit: İzmir'in Romanı 1931 NAYIR, Yaşar Nabi: Bir Kadın Söylüyor 1931 ORTAÇ, Yusuf Ziya: Kürkçü Dükkanı 1931 SADRİ ERTEM: Çıkrıklar Durunca 1931 SAFA, Peyami: Attila 1931 SAFA, Peyami: Fatih-Harbiye 1931 SELAHATTİN ENİS (Ataabeyoğlu): Kül Kedisi Evlendi 1931 TAN, M.Turhan: Gönülden Gönüle 1931 TAN, M.Turhan: Sevinç Han 1932 ATAY, Falih Rıfkı: Roman 1932 BENİCE, Ethem İzzet: Beş Hasta Var 1932 BENİCE, Ethem İzzet: Gözyaşları 1932 GÜNTEKİN, Reşat Nuri: Kızılcık Dalları 1932 KARAOSMANOĞLU, Yakup Kadri: Yaban 1932 KESTELLİ, Raif Necdet: Yirminci Asır 1932 KOZANOĞLU, Abdullah Ziya: Sarı Benizli Adam 1932 MORKAYA, Burhan Cahit: Gazi'nin Dört Süvarisi 1932 MORKAYA, Burhan Cahit: Köy Hekimi 1932 NAYIR, Yaşar Nabi: Adem ile Havva 1932 REŞAT ENİS: Kanun Namına 1932 YESARİ, Mahmut: Sevda İhtikarı 1932 YESARİ, Mahmut: Bahçemde Bir Gül Açtı 1932 YESARİ, Mahmut: Kalbimin Suçu 1932 YESARİ, Mahmut: Su Sinekleri 1933 AKA GÜNDÜZ: Üvey Ana 1933 ALUS, Sermet Muhtar: Kıvırcık Paşa 1933 ALUS, Sermet Muhtar: Pembe Maşlahlı Hanım 1933 ASRAL, Suat Salih: Dağ Adamı 1933 BA... Devamı

01 12 2010

Mustafa Suphi ve Onbeşler - Ahmet Nedim

Mustafa Suphi ve Onbeşler - Ahmet Nedim   Durmak olmaz ki bir kez Halk için çıktın mı yola Demiri tavında dövmek gerek Ucunda ölüm olsa da. Ataol Behramoğlu – Mustafa Suphi Destanı'ndan MUSTAFA SUPHİ VE ONBEŞLER Mustafa Kemal Paşa ve arkadaşlarının, 19 Mayıs 1919 da Bandırma vapuru ile Kurtuluş Savaşını başlatmak üzere Samsun’a çıktıkları gün, Akdeniz vapuru da Almanya’dan gelen yolcularını İstanbul Haydarpaşa limanına indirmişti. Bu yolcular arasındaki, Avrupa’dan gelen aydın bir çevre daha sonra içlerine Şefik Hüsnü beyin de katılmasıyla güçlenecek, işçi-çiftçi-sosyalist fırkasını kuracak, Aydınlık dergisini çıkaracak ve bu birikim sonraki yıllarda adı TKP ( Türkiye Komünist Partisi) olan örgütlenmenin çekirdeğini oluşturacaktır. Aynı günlerde, İttihat ve Terakki’nin kurduğu Teşkilat-ı Mahsusa örgütü içinde bulunmuş, Osmanlı coğrafyasının dört bir tarafında gerilla savaşları içinde yetişmiş Çerkez Ethem Bey, Teşkilat-ı Mahsusa’nın eski başkanlarından Kuşçubaşı Eşref Beyin Bandırma’daki çiftliğinde Rauf Orbay Bey ile buluşacak, çiftlikteki silah ve cephaneleri kuşanarak Alaşehir’de pek namı olmayan bir kongre toplayıp işgalci Yunan kuvvetlerini durdurmak için, gerilla mücadelesi başlatmaya karar verecektir. Bu çekirdek gerilla gücü sonraki aylarda çoğalarak Kuvayı Seyyare ismini almıştır. Demek ki “ordu gençliği” emperyalist işgal karşısında ülkenin iki noktasından silahlı direniş mücadelesini örgütleme eylemine yönelirken, Akdeniz vapurunun Avrupa’dan getirdiği “sivil gençlik” öncüleri de İstanbul’da bir dergi etrafında toparlanıp, bir düş&uum... Devamı

01 12 2010

KASTAMONU’DA İKİ GÜN… Prof.Dr.Kemal Kocabaş

KASTAMONU’DA İKİ GÜN… Prof.Dr.Kemal Kocabaş 9 Mayıs 2008 Cuma günü bir grup arkadaşla Ankara üzerinden minibüsle Kastamonu’ya gittik. Cumartesi günü Yeni Kuşak Köy Enstitülüler Derneği (YKKED) Kastamonu şubesi açılacaktı. Derneğin 15. şubesi Süleyman Edip Balkır ve Ali Doğan Toran’nın 1940’lı yıllarda öğrencilerle beraber imeceyle ürettiği Gölköy Köy Enstitüsü’nün ışıklandırdığı kentte kuruluyordu. YKKED tüm Anadolu’da şubeleriyle “eğitim hakkı”, “eğitimin demokratikleşmesi” konularında yeni bir anlayış ve örgütlenme kültürünü köy enstitüleri kazanımları üzerinden üretmeyi hedefliyordu. Görkemli karlı Ilgaz Dağ’larını aşarak Kastamonu’ya vardık. Kastamonu tarihi bir kent. Bizans’tan kalan bir kale ve Osmanlı’dan kalan tarihsel doku egemen. Kastamonu tüm bu kültürel mirası korumaya çalışmış. Mirası koruyarak modernleşmeye çabalayan, Köy Enstitülerin kuramcısı İsmail Hakkı Tonguç’u da 1914’lü yıllarda Kastamonu Muallim Mekteb’inde konuk eden bir Anadolu kenti. Kastamonu Üniversitesi son kurulan üniversitelerden. Başında çalışkan ve aydınlık bir rektör var. Kastamonu Üniversitesi Gazi Üniversitesi’ne bağlı yüksek öğretim kurumları üzerinden kendini üretmiş. Kastamonu Meslek Yüksek Okulu ülkenin en iyi laboratuarlarını ve olanaklarına sahip bir okul. Üniversitede şimdilik sadece eğitim, orman ve fen-edebiyat fakülteleri var. Akşam yemeğinde rektör Sayın Prof. Dr. Bahri Gökçebay Köy Enstitülerinin 70. Kuruluş Yıldönümünü “70. Yılında Bir Toplumsal Değişim Projesi olarak Köy Enstitüleri” başlığı ile... Devamı

01 12 2010

Ergün Poyraz

Ergün Poyraz Vikipedi, özgür ansiklopedi Git ve: kullan, ara   Ergün Poyraz 31 Ocak 1963 Milliyet  Türkiye Meslek Araştırmacı, yazar Tür Siyaset, Toplum Ergün Poyraz, (d. 31 Ocak 1963, İstanbul), siyasi partiler ve tarikatların yapılanmaları ve aralarındaki bağlantıları inceleyen araştırmacı yazar. Yaşamı [değiştir] 1983 yılında Yıldız Üniversitesi İnşaat Bölümü'ne başladı. İkinci sınıfta okuldan ayrılarak evlendi, 1988 yılında eşinden ayrıldı. Bir süre Aydın'da hayvancılık yapmış, 1993-1994 yıllarında ise Bilecik'te bir inşaat şirketinde idari sorumlu olarak çalışmıştır. 32 yaşında askere gitmiş askerlikten sonra Aydın´a ailesinin yanına dönerek yazarlığa başlamıştır.[1] Refah'ın Gerçek Yüzü isimli kitabı 1998 yılında 28 Şubat sürecinde Vural Savaş tarafından açılan Refah Partisi'nin kapatılma davasında delil olarak kullanıldı. Fethullah Gülen ile ilgili yazdığı kitaplar Fethullah Gülen hakkında açılan ve Gülen'in beraat ettiği davada delil olarak kullanıldı ve bu davada tanıklık yaptı.[2] Adalet ve Kalkınma Partisi, ideolojisi, parti kurucuları ve ileri gelenleri hakkında yazdığı Takunyalı Führer, Hilafet Ordusundan Arap Kürt Partisine, Patlak Ampul, Musa'nın Gül'ü, Musa'nın Çocukları, Musa'nın Mücahiti, Musa'nın AKP'si, AKPapa'nın Temel İçgüdüsü gibi muhalif kitapları ile tanındı. Bu kitaplar nedeniyle bazı çevrelerce antisemit olmakla suçlanmaktadır. Misyonerler Arasında Altı Ay: Dünden Bugüne Hıristiyanlık ve Yahudiliğin Analizi isimli ... Devamı

01 12 2010

Altın Portakal 2010 ödülleri sahiplerini buldu

Altın Portakal 2010 ödülleri sahiplerini buldu T24- Bu yıl 47. kez düzenlenen Antalya Altın Portakal Film Festivali kapanış ve ödül töreni ile sona erdi. 5 gün süren festivalin ödül gecesine Seren Yüce'nin "Çoğunluk" adlı filmi damgasını vurdu.     Türkiye'nin en uzun soluklu sanat etkinliklerinden biri olan Altın Portakal Festivali' Cam Piramit Sabancı Kongre ve Fuar Merkezi'nde düzenlendi. Gecenin sunuculuğunu Ebru Akel ve Engin Altan Düzyatan'ın üstlendiği gecede, Özcan Deniz ve Hüsnü Şenlendirici, Orhan Şallıel yönetimindeki Antalya Devlet Senfoni Orkestrası eşliğinde konser verdi. Festival Ulusal Jüri Başkanı Kadir İnanır, kazananların açıklanmasının ardından "Aslında tek galip Türk Sinemasıdır, festival her yıl olgunlaşarak büyüyor ve böylece Türkiye'de sinema endüstrisinin güçlenmesini sağlıyor, herkese ve her şeye rağmen inatla çalışacağız." dedi. Festivalde, CHP Antalya Milletvekili Deniz Baykal En İyi Kadın Oyuncu Ödülünü verdi. "Sinyora Enrica ile İtalyan Olmak" filmi ile ödülü kazanan İtalyan Sineması'nın unutulmaz oyuncularından Claudia Cardinale ile telefon bağlantısı kuruldu. Cardinale, "Türkleri çok seviyorum. Çok onurlandım. Orada olamadığım için çok üzgünüm" dedi.   Ödül listesi ise şöyle: En İyi İlk Film: ''Gişe Memuru'' En İyi Yönetmen: Seren Yüce (Çoğunluk) En İyi Senaryo: Mert Fırat-İlksen Başarır ''Atlıkarınca'' En İyi Görüntü Yönetmeni: Ercan Özkan ''Saç'' ve ''Gişe Memuru'' En İyi Müzik: Mircan '&... Devamı

25 10 2010

Gazeteler / Haber Siteleri

  Gazeteler / Haber Siteleri Düşünce Suçuna Karşı Girişim http://www.antenna-tr.org/ Kıbrıs'ta Sosyalist Gerçek http://www.kibristasosyalistgercek.net/intro.htm Dicle Haber Ajansı http://www.diclehaber.com/ Stalin Arşivi http://www.stalinkaynak.com/ Sosyaliste Şoreşger http://www.sosyalist-kurd.net/ köXüz http://www.koxuz.org Dünyadan Çeviri http://www.dunyadanceviri.net/ Sesonline.net http://www.sesonline.net/ Birgün http://www.birgun.net/ İstanbul İndymedia http://istanbul.indymedia.org/ Günlük Evrensel Gazetesi http://www.evrensel.net/ Anadolunun Sesi http://www.anadolununsesi.com.tr Linke Seite (Sol Sayfa) http://www.linkeseite.de/ Sendikalar / Çalışma Örgütleri Sendika.Org http://www.sendika.org/ Emek Dünyası http://www.emekdunyasi.net/tr/ Tez Koop İş http://www.tezkoopis.org.tr/ DİSK http://www.disk.org.tr Türk-İş http://www.turkis.org.tr KESK http://www.kesk.org.tr Birleşik Metal İş http://www.birlesikmetal.org Eğitim Sen http://www.egitimsen.org.tr/ Belediye İş http://www.belediyeis.org.tr/ Hava İş http://www.havais.org.tr/ Lastik İş http://www.lastik-is.org.tr/ OLEYİS http://www.oleyis.org.tr/ T... Devamı

20 10 2010

Oğuz Tansel Çocuk Yazını Ödülü

Oğuz Tansel Çocuk Yazını Ödülü 10.10.2010 02:16 tarihinde nihat.ates tarafından gönderildi. Etiketler: Haberler 1940 kuşağının lirik ve özgün sesi, Salâh Birsel’in tanımıyla: “Doğa vurgunu, dağlarda duman duman ormanlardan, karlı uçurumlarda mavi sabahlardan geçip giden” OĞUZ TANSEL’i anılarda yaşatmak, kişiliğini, düşüncelerini ve yapıtlarını gelecek kuşaklara aktarmak, genç kuşakların dil duyarlılığını artırmak, yazınsal becerilerini değerlendirmek amacıyla, OĞUZ TANSEL ÇOCUK YAZINI ÖDÜLÜ verilecektir. Ödül, Folklor/Edebiyat Dergisi, Troya Folklor Araştırmaları Derneği ve Ankara Aydınlığı Girişimi’nin çabalarıyla gerçekleştirilmektedir. Oğuz Tansel, Halkbilimi çalışmalarına masal derlemeleriyle 1930’larda başladı. “Al’lı ile Fırfırı” adlı masal kitabıyla 1977’de Türk Dil Kurumu Çocuk Yazını Ödülünü kazanan Oğuz Tansel’in Altı Kardeşler, Yedi Devler, Üç Kızlar, Mavi Gelin, Çobanla Bey Kızı, Konuşan Balıkla Yalnız Kız adlı masal kitapları ve Bektaşi Dedikleri (Metin Eloğlu’yla birlikte) adlı şiirleştirilmiş Bektaşi fıkraları ve halkbilimi konulu makaleleri vardır. Ödüle katılım koşulları: 1-Ödül bu yıl Türk Çocuk Yazını alanında bir inceleme, araştırma yapıtına verilecektir. 2-Ödüle aday yapıtın 01.01. 2009-31.12.2010 tarihleri arasında yayımlanmış kitap ya da kitap oylumunda dosya olması gerekmektedir. 3-Ödüle son başvuru tarihi 28.02.2011’dir. (Postadaki olası gecikmeden düzenleme kurulu sorumlu değildir.) 4-Ödül, düzenleme kurulu ve seçici kurul üyeleri dışında tüm katılımcılara açıktır. 5-Ödül tek yapıta verilecektir. 6- Yapıt daha ... Devamı

19 10 2010

Kadınlar İzmir'de Edebiyatla Buluşuyor

Kadınlar İzmir'de Edebiyatla Buluşuyor Kadın Yazarlar Derneği ile İzmir Büyükşehir Belediyesi'nin ortaklaşa düzenlediği atölyelerde yazar kadınlarla yazmak isteyen kadınlar biraraya gelecek. Tarihi Havagazı Fabrikası'nda yarın başlayacak ücretsiz etkinlikler, 22 Ekim'de sona erecek.   İzmir - BİA Haber Merkezi 19 Ekim 2010, Salı         "Yazar" kadınlarla "yazmak isteyen" kadınlar, Kadın Yazarlar Derneği'nin İzmir Büyükşehir Belediyesi ile ortaklaşa düzenlediği "yazı atölyesinde" buluşacak. Her kesimden ve yaş grubundan 120 kadının bir araya geleceği etkinliklerde, üç gün süresince edebiyat konuşulacak ve yazılacak. Yazar kadınlar, yazmak isteyen kadınlara deneyimlerini aktaracak. "Yazizmir" etkinlikleri, tarihi Havagazı Fabrikası'nda, 20 - 22 Ekim tarihlerinde gerçekleştirilecek. Etkinliğe yazarlar Arife Kalender, Asuman Susam, Ayşe Sarısayın, Betül Tarıman, Çiğdem Sezer, Emel İrtem, Hande Öğüt, Serap Gökalp, Sevim Korkmaz Dinç ve Zeynep Uzunbay da katılacak. Kadın Yazarlar Derneği'nin, "Özgürleşmek, dönüşmek ve dönüştürmek için... Haydi kadınlar yazmaya" şiarıyla düzenlediği etkinlik sonunda, katılımcılar sertifika alacak. Atölyelere katılmak isteyen kadınlar için belirli noktalara ücretsiz toplu taşıma araçları konulacak. "Yazizmir" Programı 1.Gün 10.00- 11.00 Açılış Konuşmaları Büyük Şehir Belediyesi - Kadın Yazarlar Derneği 11.00- 12.00 Emel İrtem- Sevim Korkmaz Dinç 12.00-13.00 Öğle yemeği 13.00- 15.00 Arife Kalender - Çiğdem Sezer 15.00- 15.30 Ara ikram 15.30-16.30 Ayşe Sarısayın 2.Gün ... Devamı

10 10 2010

Behice Boran 23. ölüm yıldönümünde anılıyor

Behice Boran 23. ölüm yıldönümünde anılıyor   T24- Eski Türkiye İşçi Partisi (TİP) Genel Başkanı ve Urfa Milletvekili, sosyolog Behice Boran, ölümünün 23. yıldönümü olan 10 Ekim 2010 Pazar günü, saat 13:00’te,  Zincirlikuyu'da mezarı başında anılacak. Bu yıl doğumunun 100’üncü yıldönümü olan Behice Boran, 1910 yılında, işçi sınıfı mücadelesinin bayram günü olan “1 Mayıs”ta, Bursa’da doğmuştu. Üsküdar Amerikan Kız Lisesi’ni bitiren Boran, İstanbul Üniversitesi’nde felsefe, ABD’de Michigan Üniversitesi’nde sosyoloji okudu. Sosyoloji eğitimi sırasında Marks’ı ve Marksizm’i tanıyan Behice Boran, Türkiye’ye dönüşünde, Mayıs 1939’ta Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih Coğrafya Fakültesi’nde “sosyoloji doçenti” olarak çalışmaya başladı. Türkiye'nin ilk kadın parti genel başkanı Savunduğu sosyalist dünya görüşü nedeniyle 1948’de üniversiteden uzaklaştırılan Behice Boran, daha sonra İstanbul’da Barışseverler Cemiyeti’ni kurdu. Boran’ın başkanı olduğu cemiyet 1950’de Menderes Hükümeti’nin Kore Savaşı’na asker göndermesine karşı çıktı. Bu amaçla Galata Köprüsü’nde bildiri dağıtan Boran ve arkadaşları gözaltına alındıkları bu eylemden yargılanarak 15 hapse mahkûm oldular. 1962'de TİP’e üye olan Boran, 1965 seçimlerinde Urfa'dan milletvekili, 1970’teki TİP 4. Büyük kurultayında da genel başkan seçilerek Türkiye'nin ilk kadın parti genel başkanı oldu. Bu kurultayın bir önemi de “Kü... Devamı

01 04 2010

Demokrasimizin ‘Kültür Mirası’

******************** 10. Cumhurbaşkanı Sezer, yürütmenin yargıya hükmetmek istediğini söyledi ‘Hukuk ayaklar altında’ © AKP’nin anayasa değişikliği önerisini yakın çevresine değerlendiren Sezer’in “Hukuk devleti ortadan kalkmak üzere. Güçler ayrılığı güçler birliği haline gelecek” dediği öğrenildi. Sezer’in laikliğin bittiği ve sosyal devlet ilkesinin sadaka kavramına dönüştürüldüğünü söylediği belirtildi.   ANKARA (Cumhuriyet Bürosu) - 10. Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer, AKP’nin anayasa değişikliği paketiyle ilgili olarak, “Hukuken söylenecek hiçbir şey yok. Hukuk ayaklar altına alınıyor” dedi. Değişikliklerle yürütmenin yargı yetkisini ele geçireceğini belirten Sezer, “Güçler ayrılığı güçler birliği haline gelecek” uyarısında bulundu. Star TV’nin haberine göre; Sezer, anayasa değişikliği paketini yakın çevresine şöyle değerlendirdi: Yasama yürütmenin güdümünde: Hukuken söylenecek hiçbir şey yok. Hukuk ayaklar altına alınıyor. Türkiye’de yasama yürütmenin güdümünde. Yürütme yasamaya hükmediyor. Şimdi yargıya da hükmetmek istiyor. Hukuk devleti zaten ortadan kalkmak üzere. Değişiklik hayata geçerse tamamen ortadan kalkacak. Güçler ayrılığı güçler birliği haline gelecek. Yürütme yargı yetkisini ele geçiriyor: 1960 öncesi parlamento Tahkikat Komisyonu oluşturmuştu. Bu komisyonun tutuklama ve parti kapatma gibi yetkileri vardı. Yani yasama organı yargı yetkisini de üstüne almıştı 60 öncesi. Bugün yapılan değişikliklerle bu defa yasama organı değil ama yürütme organı yargı yetkisini adeta el... Devamı

01 04 2010

BİR USTA KALEM BAKIN NEDEN ÖLDÜ? / A. Mümtaz İdil

BİR USTA KALEM BAKIN NEDEN ÖLDÜ? Lev Nikolayeviç Tolstoy, bilindiği gibi Yasnaya Polyana istasyonunda öldü. Öldüğünde karısıyla kavgalıydı. Muhtemelen olay şöyle gelişmişti... “Levoçka! Balkondaki çiçekler neredeyse kurumuş. Onlara biraz su versene!” “Alyoşa’ya söylesene tatlım. Benim işim var.” Aleksandr, evde getir götür işlerini yapan hizmetlidir (Ruslar sevimlilik olsun diye bazı isimleri değiştirirler yakın oldukları kişiler için: Aleksandr “Saşa, Alyoşa” olur, Lev, Tolstoy’da olduğu gibi “Levoçka” olur. Natalya, herkesin bildiği gibi “Nataşa” olur). “Alyoşa çöpleri boşaltıyor şimdi... İşi var. Kalkıp sen sulayıver!” “Ama hayatım, biz Alyoşa’yı bu işler için aldık. Çöpler bitince çiçekleri sular... Hemen kurumadılar ya.” “Levoçka, sen de biliyorsun ki Alyoşa tam bir mujik. Çiçekleri sulayayım derken etrafı berbat eder, dallarını kırar çiçeklerin... Ne olur kalkıp sulasan?” “Ama işim var diyorum Sofya...” “Ne işin var?” “Romanımı yazıyorum.” “Kalk çiçekleri sula lütfen Levoçka. Ben Alyoşa’ya söylerim, senin yerine romanına devam eder.” “...!!??” Muhtemelen... Çünkü büyük bir aşkla evlendiği karısının dırdırından ve kavgasından bıktığı için Yasnaya Polyana’daki malikanesinden çıkıp istasyona gitmiş, zatürre olmuş ve orada da ölmüş. 82 yaşındaki bu dev roman yazarı, romanını Alyoşa’ya bırakmadığı için mi öldü, bilinmez, ama işini önemsediği için öldüğü kesin. Buna benzer bir diyalogu yıllar ö... Devamı

28 03 2010

Mart 2010 Kültür Sanat Edebiyat'tan 1

''Umut kadınlarda!'' ''8. Uluslararası Gezici Filmmor Kadın Filmleri Festivali''nin, 14-20 Mart tarihlerinde yapılacağı bildirildi. AA İstanbul- Konuya ilişkin yapılan yazılı açıklamada, İstanbul Modern Sinemanın, bu yıl 8'incisi düzenlenen Uluslararası Gezici Filmmor Kadın Filmleri Festivali'ne ev sahipliği yapacağı belirtildi. Açıklamada, 14-20 Mart'ta gerçekleşecek olan festivalin bu yılki cümlesinin ''Umut kadınlarda!'' olduğu kaydedildi. Uzun ve kısa metrajlı toplam 23 filmin gösterileceği festivalde, yeryüzünün dört bir yanından kadınların, ''umutsuzluktan umut çıkaran'' birbirinden farklı hikayelerinin anlatılacağı ifade edildi. 10 Mart 2010     Oscar ödülleri sahiplerini buldu 82. Oscar Akademi ödüllerine ''The Hurt Locker'' damgasını vurdu. ''En iyi film'' ödülü kazanan yapım, yönetmeni Kathryn Bigelow'un da Oscar kazanan ilk kadın yönetmen olmasını sağladı. AA Washington- ABD'nin Los Angeles kentinde, Kodak Tiyatrosu'nda yapılan tören öncesinde kırmızı halı, renkli görüntülere sahne oldu. Törende de sunuculuğu Steve Martin ve Alec Baldwin üstlendi. İkilinin esprileri ve ''iğneleyici'' şakalarına sahne olan geceye, dans gösterisi renk kattı.     Bu yıl ilk defa 5 yerine 10 adayın gösterildiği ''en iyi film'' kategorisinde ödülü ''The Hurt Locker'' aldı. Ayrıca, bu yıl Oscar ödülünü ilk kez bir kadın yönetmen de aldı. Kathryn Bigelow, ''The Hurt Locker'' ile ''en iyi yönetmen'' ödülüne layık görüldü. Oscar'a daha önce Sofia Coppola, Jane Campion ve... Devamı

28 03 2010

Mart 2010 Kültür Sanat Edebiyat'tan 2

 'Erdal Öz Ödülü' Nurdan Gürbilek'e sunuldu Can Yayınları'nın kurucusu, '50 Kuşağı'nın yazarlarından Erdal Öz'ün anısını yaşatmak amacıyla ailesi tarafından Can Yayınları'nın katkılarıyla kurulan "Erdal Öz 2010 Edebiyat Ödülü" Nurdan Gürbilek'e verildi. Cumhuriyet Haber Portalı İstanbul- Erdal Öz 2010 Edebiyat Ödülü, Cevat Çapan, Jale Parla, Nüket Esen, Semih Gümüş, Enis Batur, Feride Çiçekoğlu ve Can Yayınları adına Zeynep Çağlıyor’dan oluşan Seçici Kurul’un kararıyla, Türkiye’de edebiyatın bütününe deneme penceresinden bakan sorgulayıcı bakış açısı ve bu coğrafyanın belirleyici öğelerinden endişe konusuna getirdiği çok boyutlu açılım gerekçesiyle Nurdan Gürbilek’e Pera Müzesi’nde bu akşam düzenlenen törenle verildi. Gürbilek’e  ödülünü veren Seçici Kurul Başkanı Cevat Çapan Boğaziçi  Üniversitesi İngiliz Dili Edebiyatı Bölümü mezunu öğrencisinin kendisinden çok şey öğreneceği bir yazar olmasından duyduğu mutluluğu dile getirdi. Gülbilek teşekkür konuşmasında; "Ödülü bütün deneme yazarları adına almak istiyorum" dedi. Aile adına konuşan Can Öz ise babasının sansüre direnen yaratıcı yayıncılığından örnekler verdi. Gürbilek’i ve seçici kurulu kutladı. Erdal Öz Edebiyat Ödülü Seçici Kurulu için, bilindiği gibi, her yıl yeni bir üye seçiliyor. ve bir sonraki yıl bu yeni üye kurula katılıyor. Ve her yıl, Seçici Kurul başkanı, ödülü kazanan sanatçıyı açıkladıktan sonra görevini sıradaki üyeye devre... Devamı

28 03 2010

Mart 2010 Kültür Sanat Edebiyat'tan 3

"3. Yeşilçam Ödülleri" sahiplerini buldu! 26/03/10 14:52 Turkcell'in ana sponsorluğunda düzenlenen Türk sineması Oscar'ları sahiplerini buldu Buna göre, 11 kategorideki ''En İyiler'' şöyle: En İyi Film: Nefes: Vatan Sağ Olsun En İyi Yönetmen: Reha Erdem-Hayat Var En İyi Kadın Oyuncu: Binnur Kaya-Vavien En İyi Erkek Oyuncu: Mert Fırat-Başka Dilde Aşk En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu: Cemal Toktaş-Güneşi Gördüm En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu: Derya Alabora-Pandora'nın Kutusu En İyi Görüntü Yönetmeni: Soykut Turan-Güneşi Gördüm En İyi Senaryo: Engin Günaydın-Vavien En İyi Müzik: Atilla Özdemiroğlu-Vavien En İyi Genç Yetenek: Elit İşcan-Hayat Var Turkcell İlk Film Ödülü: Nefes: Vatan Sağ Olsun-Levent Semerci Ödülleri; Başka Dilde Aşk Güneşi Gördüm  2 Ödül Levent Semerci: Nefes: Vatan Sağ Olsun 3 Ödül Pandora'nın Kutusu Reha Erdem-Hayat Var 2 Ödül Vavien 3 Ödül Yeşilçam Ödülleri sahiplerini buldu Kültür ve Turizm Bakanlığı'nın desteği, Türkiye Sinema ve Audiovisuel Kültür (TÜRSAK) Vakfı ve Beyoğlu Belediyesinin işbirliğiyle, Turkcell'in ana sponsorluğunda düzenlenen ''3. Yeşilçam Ödülleri'' sahiplerini buldu. AA İstanbul- Lütfi Kırdar Uluslararası Kongre ve Sergi Sarayı'nda, Meltem Cumbul'un sunuculuğunu yaptığı ödül töreni, Behzat Gerçeker şefliğindeki ENBE Orkestrası'nın sahne almasıyla başladı. Törende konuşan TÜRSAK Vakfı Başkanı Engin Yiğitgil, yedinci sanatın, sadece göz kamaştırıcı yaşamların pırıltısından ibaret olmadığını, sinema yapmanın, öncelikle bir adanmışlık, sev... Devamı

20 03 2010

ENTELEKTÜEL FAHİŞE

ENTELEKTÜEL FAHİŞE Solcu, Marks'ın arkadaşı gazeteci Swinton, 1880 'lerde New York Times'ta yazıyor. Gazete satın alındıktan sonra düzenlenen toplantıda, davetli gazeteciler basının onuruna kadeh kaldırmak üzere kürsüye çağırıyorlar onu. Swinton elindeki kadehiyle kürsüye çıkıyor. Çıt yok... Ve tarihi cümleler dökülüyor bir bir ağzından. "Dünya tarihinin şu anına dek, Amerika'da"Özgür bağımsız basın" diye birşey olmamıştır. Bunu siz de biliyorsunuz biz de..." diye başlıyor sözlerine;  "Hiçbiriniz düşündüklerinizi olduğu gibi yazmaya cesaret edemezsiniz. Bunu yapmaya kalktığınızda yazdıklarınızın önceden basılmayacağını bilirsiniz çünkü. Çalıştığım gazete bana düşüncelerimi özgürce yazmam için değil, tersine yazmamam için haftalık bir ücret ödüyorlar. İçinizde benzer biçimde benzer ücret alan başkaları da vardır. Düşüncelerini açıkça yazacak kadar salak olan herhangi biri, sokakta başka bir iş arıyor olacaktır. Gazetemin herhangi bir sayısında düşüncelerimi apaçık yazmaya izin verseydim, 24 saat dolmadan işimden atılırdım.Gazetecilerin işi; gerçeği yok etmek, düpedüz yalan söylemek, saptırmak, kötülemek, servet sahiplerine dalkavukluk etmek, kendi gündelik ekmeği uğruna yurdunu ve soyunu satmaktır. Bunu siz de biliyorsunuz, ben de… Öyleyse şimdi burada "bağımsız özgür basının" (!) "şerefine" (!) kadeh kaldırmak saçmalığı da nereden çıktı? Bizler, sahnenin arkasındaki zengin adamların oyuncakları, kullarıyız. Bizler ipleri çekilince zıplayan oyuncak kuklalarız... Onlar ipleri çeki... Devamı

05 01 2010

Haberler

Haberler   #: 598 05.01.2010 GENEL BAŞKAN DENİZ BAYKAL; ''TERÖRDE, SUİKASTLARDA KULLANILAN C4'Ü  4C YAPTILAR, İŞÇİLERİN BAŞINDA PATLATTILAR. EKONOMİK, SOSYAL HAKLARINI ORTADAN KALDIRDILAR” DEDİ. -GENEL BAŞKANI DENİZ BAYKAL YENİ YILIN İLK GRUP TOPLANTISINDA GÜNCEL OLAYLAR HAKKINDA AYRINTILI DEĞERLENDİRMELER YAPARKEN, GRUP SALONUNDA BULUNAN BİR GRUP TEKEL İŞÇİSİ ''TEKEL SİZİNLE GURUR DUYUYOR'' DİYE SLOGAN ATTI.   -“BAŞBAKAN ÇIKMIŞ, 'ANA MUHALEFET LİDERİ TEKEL İŞÇİLERİNE GİDİYOR' DİYE ELEŞTİRİYOR.. ELBETTE GİDECEĞİM... BAŞBAKAN TEKEL İŞÇİLERİNE 'YAN GELİP YATIYORLAR. YAN GELİP YATANLARA PARA YOK, İŞ DE YOK' DİYOR. 'YETİMİN HAKKINI SİZE YEDİRMEM' DİYOR. KİM DİYOR? BAŞBAKAN DİYOR. KİME DİYOR? KENDİSİ YETİM BIRAKILMIŞ OLAN TEKEL İŞÇİLERİNE BUNU SÖYLÜYOR.”   -“ TÜRKİYE'DE YETİMİN HAKKININ KORUNMASINA İHTİYAÇ VAR. BİRİLERİNİN YETİMİN HAKKINI KORUMASI LAZIM. AMA YETİM HAKKINI KORUMASI GEREKENİN BAŞBAKAN OLDUĞUNU HİÇ BİRİMİZ İNANMAYIZ.. YANİ CİĞERİ KEDİYE TESLİM ETMEYİZ. BAŞBAKAN'IN KENDİSİ YETİM HAKKINI YEMEKTEN VAZGEÇSİN''     -''SİLAHLI KUVVETLERE KARŞI ASİMETRİK PSİKOLOJİK HAREKATIN  ARKASINDA HÜKÜMET VAR''   -“İKTİDARDAN KAYNAKLANAN, İKTİDARIN AMAÇLADIĞI.YARGIYI VE SİLAHLI KUVVETLERİ, SİNDİRME, VESAYET ALTINA ALMA, KENDİ KİŞİSEL DENETİMİYLE HEGEMONYASINI PEKİŞTİRME MÜCADELESİ VAR”   -“TÜRKİYE'Yİ, AKP İKTİDARININ, BAŞBAKAN'IN HEGEMONYASI ALTINA ALMA PROJESİ UYGULANIYOR. BUNUN İÇİN TELEFON DİNLEMELERİ, TEMEL BİR YÖNTEM OLARAK KULLANILDI.   -“ARINÇ'A SUİKAST YAPILACAĞI İDDİASIYLA BİR SORUŞTURMA BAŞLADI, GELDİĞİ... Devamı

17 05 2009

ÖFKEMİN GÖZLERİ SU

ÖFKEMİN GÖZLERİ SU  nasıl severim temmuz'u acıyı ağıdı külüağlamak ve tüketmek umudu öldürmek öldürmek yeniden asaf'ımıhasret'imigürcan'ı dört yüz yıllık bir yetim kahrın akşamlarındadiriltmek yeniden han'ı sultan'ı sevginin gazelindemetin canıasım canıaysan'ı geçip gitmek var mı öylebir semah halkasından uçar gibi durmak yok önünde rüzgarların esmek esmek deliceesmekçimenceuğurcaçiçekçe öfkemin gözleri su asılmış yangın yerinde şimdi daha iyi anlıyorumgünah karanlığında hızırları çağın kör inancın yobazın alçağınsivas'ı ağıt ağıttutsak alması uçan kuşa akarsuya verilecek bir hesap varkorkaklığın rengi mi akşam kızıllığı değişmeyen iklimler                          umarsız duyarsız dört yüz yıl önceki sankibulutlar gene yağmursuz  türkülerim yarım sazlarım kırıksivas'ın gırtlağında elleri çoğalmış hızır paşalar otuz yedi can ateş ve nar yollar geçiyor yüreğimden yakın bizi yakınbu ateş bir gün sizi de boğar unutulmuşum yıldız dağı afetin ateşine düştüm yollar üstümde pir sultan gözleri hem güneş hem ay yanmışım külümbir delişmen sevda şurda değil ki bu ilk ölümüm yel vurur savrulurum kalk de kalkamam öldüğüm doğruyalnız yetim kaldığımne ağıt ne acı ne söylev çekemez bunca özlemi otuz yedi can yürek çiçeği bir yüzü yangın sevginin ötekisi özgürlük gülü Bekir KOÇAK, Gizemi Temmuzda Saklı, (s. 9-11)... Devamı

03 04 2009

İkinciyeni Döneminde Dağlarca’nın Dili/ Ömer Demircan

A. Şiir üzerine yorum ve incelemelerde ‘dil’ sözcüğünün en az iki anlamı var: ‘dil’, ‘anlatım’. ‘Dil’ yalnızca: “ses, bürün, ek, kök/sözcük” gibi sözel birimler ile onlar arasından biçimlenme, dizim özellikleri ile anlama uyan seçimi içerir. ‘Anlatım’ ise, düşünsel iletimde metin türüne, konuya, beklenen yoruma göre dilin nasıl kullanıldı-ğını gösterir. Bu yazıda ‘dil’ birinci anlamla kullanıldı.Türk şiirinde ikinciyeni adı verilen bir dönem var. İncelemelere göre oluşumu (1954-1960) arasına denk geliyor. O yıllarda yönetimin uyguladığı baskı aydınlanma-yı toplumsal yaşamı çok olumsuz etkiledi. Acaba o dönemde Dağlarca’nın şiiri de yö-netimin baskısından etkilendi de, gerek dili gerekse anlatımı tutuldu mu? O etki aca-ba Ăsŭ (1955, 302 s.), Delice Böcek (DB,1957, 56 s.), Mevlana’da Olmak: Gezi (1958, 39 s.), Batı Acısı (BA, 1958, 178 s.), Hoo’lar (1960, 70 s.) adlı kitapları için-deki şiirlere de işledi mi? [2]Bilen bilir. 1950-1960 yılları arası Halkevi kitaplıkları yokedildi. Yabancıdilde öğretime geçişle aydınlanma durakladı. Türkçe engellendi ama özleştirme durdu mu? Hayır, yürüyor. Özleştirme ne demek? “ (i) bir yandan yabancı sözcüklerin anlam-larını, öte yandan (ii) üretilen yeni kavramları Türkçe alımlı yeni biçimlere yükle-mek”, böylece sözlüğü zenginleştirmek demek. Ancak, Dağlarca’nın 1960 sonrasında okurları artınca, 1954-1960 şiirlerinin özleştirmeye ardıl katkı sağladığından, elbette düzyazıya, günlük konuşmaya yansımaların olduğundan da söz edilebilir. Dağlarca: BA 69: ‘tan agaranaca’ (kadar), 132 ‘bir eğri otça... Devamı

01 04 2009

İstanbul İçin Seçim İstatistikleri

İstanbul İçin Seçim İstatistikleri Adana Adıyaman Afyon Ağrı Amasya Ankara Antalya Artvin Aydın Balıkesir Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Isparta İçel İstanbul İzmir Kars Kastamonu Kayseri Kırklareli Kırşehir Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Kahramanmaraş Mardin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Şanlıurfa Uşak Van Yozgat Zonguldak Aksaray Bayburt Karaman Kırıkkale Batman Şırnak Bartın Ardahan Iğdır Yalova Karabük Kilis Osmaniye Düzce Saat 09:18 itibari ile açılan sandık oranı %100,00Toplam Sandık28.738Toplam Seçmen8.805.040Toplam Kullanılan Oy7.173.310Toplam Geçerli Oy6.974.271Katılım Oranı (%)%81,5Aşağıdaki listede İstanbul iline dair önde giden 3 er parti listelenmektedir.İlçenin tüm parti dağılımları için ilçe isimlerine tıklamanız yeterlidir.Parti Belediye Başkan Adayı Toplam OyOy Oranı İstanbul Büyükşehir AKPKADİR TOPBAŞ3.092.493%44,3CHPKEMAL KILIÇDAROĞLU2.566.588%36,8MHPAHMET TURGUT359.486%5,2Adalar CHPMUSTAFA FARSAKOĞLU4.573%53,8AKPCOŞKUN ÖZDEN3.057%36,0MHPHASAN MURAT BAŞBAY231%2,7Arnavutköy AKPAHMET HAŞİMİ BALTACI32.644%41,6MHPİSMET GÜDEN11.896%15,2SPAHMET ZİYA BALCI10.072%12,8Ataşehir CHPBATTAL İLGEZDİ82.463%41,2AKPABDÜLKADİR ÖMER ABAMOR79.390%39,7MHPNAMIK KEMAL KURT13.547%6,8Avcılar CHPMUSTAFA DEĞİRMENCİ95.124%48,5AKPCAFER SEZGİN73.291%37,4MHPMEHMET ASLAN10.302%5,3Bağcılar AKPLOKMAN ÇAĞIRICI175.559%49,2CHPBAYRAM ALİ ÇEŞMECİ66.657%18,7SPMUKADDER BAŞEĞMEZ46.406%13,0Bahçelievler AKPOSMAN DEVELİOĞLU145.820%47,5CHPSAFFET BULUT107.656%35,0DTPAYŞE YUMLİ YETER17.670%5,8Bakırköy CHPHİLMİ ATEŞ ÜNALERZEN75.015%56,5AKPOĞUZ SATICI31.650%23,8DSPAHMET BAHADIRLI13.872%10,4Başakşe... Devamı

01 04 2009

Ankara İçin Seçim İstatistikleri

Ankara İçin Seçim İstatistikleri Adana Adıyaman Afyon Ağrı Amasya Ankara Antalya Artvin Aydın Balıkesir Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Isparta İçel İstanbul İzmir Kars Kastamonu Kayseri Kırklareli Kırşehir Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Kahramanmaraş Mardin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Şanlıurfa Uşak Van Yozgat Zonguldak Aksaray Bayburt Karaman Kırıkkale Batman Şırnak Bartın Ardahan Iğdır Yalova Karabük Kilis Osmaniye Düzce Saat 09:18 itibari ile açılan sandık oranı %100,00Toplam Sandık9.874Toplam Seçmen2.978.154Toplam Kullanılan Oy2.508.279Toplam Geçerli Oy2.442.105Katılım Oranı (%)%84,2Aşağıdaki listede Ankara iline dair önde giden 3 er parti listelenmektedir.İlçenin tüm parti dağılımları için ilçe isimlerine tıklamanız yeterlidir.Parti Belediye Başkan Adayı Toplam OyOy Oranı Ankara Büyükşehir AKPİBRAHİM MELİH GÖKÇEK939.365%38,5CHPMURAT KARAYALÇIN769.299%31,5MHPMANSUR YAVAŞ656.895%26,9Akyurt AKPGÜLTEKİN AYANTAŞ8.960%59,8MHPFEDAİ YAĞCI4.625%30,9CHPERGÜL ER1.144%7,6Altındağ AKPVEYSEL TİRYAKİ115.284%56,7CHPÜMİT BUĞDAYCI43.740%21,5MHPHASAN BİLGİÇ31.443%15,5Ayaş CHPALİ BAŞKARAAĞAÇ2.768%49,2AKPRİFAT MAVİOĞLU1.943%34,5MHPFEVZİ ATASEVEN738%13,1Bala MHPH.İBRAHİM GÜRBÜZ3.799%46,6AKPNEŞET ALTINTOP2.977%36,6CHPAHMET ŞAHİN1.131%13,9Beypazarı MHPMEHMET CENGİZ ÖZALP9.844%45,5AKPTUNCER KAPLAN7.736%35,8DPİBRAHİM DEMİR 3.069%14,2Çamlıdere AKPHAZIM CANER CAN1.420%49,8CHPHACI MAHMUT AYHAN847%29,7MHPİDRİS YAVUZ CENGİZ265%9,3Çankaya CHPHAKİ BÜLENT TANIK285.084%58,4AKPBÜLENT AKARCALI106.694%21,9MHPSAMİ İŞEL77.733%15,9Çubuk AKPLOKMAN ÖZDEN19.379%4... Devamı

01 04 2009

İzmir İçin Seçim İstatistikleri

İzmir İçin Seçim İstatistikleri Adana Adıyaman Afyon Ağrı Amasya Ankara Antalya Artvin Aydın Balıkesir Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Isparta İçel İstanbul İzmir Kars Kastamonu Kayseri Kırklareli Kırşehir Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Kahramanmaraş Mardin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Şanlıurfa Uşak Van Yozgat Zonguldak Aksaray Bayburt Karaman Kırıkkale Batman Şırnak Bartın Ardahan Iğdır Yalova Karabük Kilis Osmaniye DüzceSaat 09:18 itibari ile açılan sandık oranı %100,00Toplam Sandık8.075Toplam Seçmen2.422.220Toplam Kullanılan Oy2.120.959Toplam Geçerli Oy2.060.287Katılım Oranı (%)%87,6Aşağıdaki listede İzmir iline dair önde giden 3 er parti listelenmektedir.İlçenin tüm parti dağılımları için ilçe isimlerine tıklamanız yeterlidir.Parti Belediye Başkan Adayı Toplam OyOy Oranı İzmir Büyükşehir CHPAZİZ KOCAOĞLU1.133.022%55,0AKPTAHA AKSOY640.737%31,1MHPD.MÜSAVAT DERVİŞOĞLU148.183%7,2Aliağa CHPÖ. TURGUT OĞUZ14.976%49,4AKPTANSU KAYA10.650%35,1MHPHÜSEYİN ŞENGÜL3.260%10,7Balçova CHPMEHMET ALİ ÇALKAYA34.079%68,8AKPKAMİL ÖZTÜRK11.498%23,2MHPNACİ DÜZ2.596%5,2Bayındır AKPMEHMET KERTİŞ4.540%34,9CHPALAEDDİN ÇAPUK4.526%34,8MHPAYHAN HASIRCIOĞLU2.968%22,8Bayraklı CHPHASAN KARABAĞ92.735%43,4AKPSAHİP SELİM GÖKDEMİR77.792%36,4MHPMEHMET TOPTAŞ21.394%10,0Bergama CHPMEHMET GÖNENÇ11.703%32,9MHPÖZKAN KARADİKEN9.169%25,8AKPRAŞİT ÜRPER8.898%25,1Beydağ CHPSÜLEYMAN VASFİ ŞENTÜRK1.670%45,6DPİSMAİL MUHSİN PULCU 1.507%41,1AKPAHMET EŞSİZ444%12,1Bornova CHPKAMİL OKYAY SINDIR119.918%49,7AKPMUSTAFA SEYHAN73.440%30,4MHPGALİP UKURLU32.635%13,5Buca CHPERCAN TATİ148.611%... Devamı

19 03 2009

GENEL BAŞKAN DENİZ BAYKAL’IN MANİSA MİTİNGİNDE YAPTIĞI KON

GENEL BAŞKAN DENİZ BAYKAL’INMANİSA MİTİNGİNDE YAPTIĞI KONUŞMA(19 MART 2009)   Sevgili Manisalılar, Manisa’da bu büyük buluşmada sizlerle bir arada olmaktan çok büyük bir mutluluk duyuyorum. Eksik olmayın hepinizi sevgiyle, saygıyla selamlıyorum, hoşgeldiniz. Sizleri özlemiştim, sizlerle bir arada olmayı çok istiyordum. Bugün kısmet oldu. Manisa’da bir kez daha böyle görkemli, büyük bir mitingde bir aradayız. Bundan kıvanç duyuyorum. Sizleri böyle inançlı, coşkulu, heyecanlı ve Cumhuriyet Halk Partisine kulağını vermiş, gözünü dikmiş vaziyette görmekten çok büyük mutluluk duyuyorum. Eksik olmayın, sağolun.  Manisa Türkiye’mizin gözbebeği. Türkiye’mizin en verimli topraklarının yer aldığı bir kentimiz, bir ilimiz. Kendi başına bir ülke Manisa. Toprağı ile, Gediz’iyle, ovalarıyla, bilinçli çiftçisiyle dünyanın en güzel ürünlerini yetiştirmesiyle, Anadolu’muzun, tarımımızın, çiftçimizin, köylümüzün gözbebeği bir yer Manisa. Bu dünyanın en güzel topraklarında yaşayan, çalışan, o topraklarda üretim yapan insanlarla bir arada olmak benim için çok büyük bir mutluluk. Manisa Türkiye’nin en büyük zenginliği. Manisa Türkiye’nin en büyük gücü. Manisa sadece Türkiye’de değil, dünyada tarım konusunda en iddialı olacağımız yerlerin başında geliyor. Tarımda öyle, sanayide öyle, hizmet sektöründe öyle. Her alanda Allah en büyük nimetleri size bahşetmiş. Ne mutlu Manisa’ya. Her şeyin en güzeli burada. İnsanı da elbette en çalışkan, en üretici ve en bilinçli insan. Osmanlı İmparatorluğuna şehzadeler yetiştirmiş, bir büyük ... Devamı

18 03 2009

GENEL BAŞKAN DENİZ BAYKAL’IN BURSA MİTİNGİNDE YAPTIĞI KONU

GENEL BAŞKAN DENİZ BAYKAL’INBURSA MİTİNGİNDE YAPTIĞI KONUŞMA(18 MART 2009)   Bugün Bursa’da bu güzel mitingde hep bir aradayız. Buraya katılan Bursalı bütün kardeşlerime içten, yürekten teşekkür ediyorum, hoşgeldiniz diyorum. İyi ki siz varsınız. Şu manzaranız var ya, sizin varlığınız var ya işte Türkiye’nin güvencesi o. Siz Türkiye sahipsiz değildir demek için buradasınız. Siz Bursa’ya sahip çıkmak için buradasınız, Türkiye’ye sahip çıkmak için buradasınız. Eksik olmayın, çok teşekkür ediyorum.  Bursa bir kentin adı değil. Benim gözümde Bursa bir medeniyetin adı, bir tarihin adı. Sadece bir coğrafyanın adı değil, bir ilin adı değil. Türkiye’nin, Anadolu’nun, tarihimizin, kültürümüzün, medeniyetimizin en sağlam kalelerinden biri. Bursa cumhuriyet öncesi döneminde, cumhuriyet döneminin de gözbebeği bir kentimiz olmuştur. Anadolu’nun, Balkanların, Kafkasların, Artvin’inden Arnavutluğuna kadar bir büyük coğrafyanın gelip yeni bir bağımsız devletin içinde varlık mücadelesi verdikleri bir ana kucağı olmuştur. Bursa ekonomimizin, sanayiimizin, tarımımızın, turizmimizin gözbebeği bir kentimiz olmuştur. Hepimiz Bursa’mızla iftihar ediyoruz. Türkiye’nin her yerindeki insanlar Bursa’ya ne iyi Bursa bizim memleketimiz duygusuyla bakarlar. Bursa’daki büyüklük, zenginlik, bereket, tarih hepimizin iftihar ettiği milli gücümüzdür, hasretlerimizdir. Böyle bir Bursa’dayız. Böyle güzel bir Bursa’dayız. Sanayiinin öncüsü Bursa, otomotivin öncüsü Bursa, tekstilin öncüsü Bursa, tarımın öncüsü Bursa, şeftalide Bursa, kestanede Bursa, ipekböceği de Bursa, turizmde Bursa, nakl... Devamı

25 03 2009

Fethullah Gülen'in Büyük İhtirası

Fethullah Gülen'in Büyük İhtirası Çarşamba, 25 Mart 2009 13:00 yönetici Yabancı Gözüyle Fethullah Gülen'in Büyük İhtirasıTürkiye'deki İslamcılık Tehlikesiby Rachel Sharon-KrespinMiddle East QuarterlyWinter 2009http://www.meforum.org/2071/fethullah-gulenin-buyuk-ihtirasiOriginal English version of this item: Fethullah Gülen's Grand AmbitionTürkiye'nin iktidar partisi AKP, yonetiminin yedinci yılına girerken Türkiye artık bu partinin ikitidarı eline geçirdiği yıldaki laik ve demokratik ülke değildir. AKP bürokrasiyi kendi kontrolü altına geçirerek Türkiye'nin temel kimliğini değiştirmiştir. AKP'nin yükselişinden önce Ankara'nın yüzü Amerika Birleşik Devletleri ve Avrupa'ya çevriliydi. Bugün, Avrupa Birliği'ne katılma retoriğine karşın, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan Türkiye'yi Avrupa'dan uzaklaştırıp Rusya ve İran'a yaklaştırmış ve Türk dış politikasının Orta Doğu'daki pozisyonunu yeniden şekillendirerek, İsrail'e duyulan sempatiden vazgeçip Hamas, Hizbullah ve Suriye'ye yönelik dostlukları geliştirmiştir. Amerikan karşıtı, anti-Hırıstiyan ve anti-Semitik duygular artış göstermiştir. Türkiye'nin bu radikal dönüşümün ardında sadece AKP'nin siyasi makinası değil, gizemli Hocaefendi Fethullah Gülen tarafından yönetilen sinsi İslamcı tarikat da vardır. Bu İslamcı tarikat, kendini hoşgörü ve uzlaşma savunucusu olarak göstermeye çalışıyor olsa da, tam tersi birtakım karanlık işlerin peşinde koşmaktadır. Bugün Fethullah Gülen ve takipçileri, yani Fethullaçılar, sadece iktidarı etkilemekle yetinmiyor, iktidarı ele geçirmeye çalışıyorlar. Bugün Türkiye'de 85 bin cami var. Yani, her 800 vatandaşa bir cami düşüyor. Bunu bir de hastane sayısıyla karşılaştıralım: Her 60 bin vatandaşa bir hastane. Tü... Devamı

24 03 2009

Murat Karayalçın Nasıl Kazanır?

Murat Karayalçın nasıl kazanır?Radikal; 13/03/2009Karayalçın kampanyasının sol seçmen ayağında hiçbir problem yoktur, sol anakara doymuştur, bundan sonra yapılması gereken “sağ anakara” ya ilişkin propaganda atraksiyonlarıdır<_script /><_script />YALNIZ TÜTELOĞLU (Arşivi) Yerel seçimlere günler kaldı Ankara bu seçimin kıran kırana yaşandığı yerlerin başında geliyor, Gökçekli, Karayalçınlı ve son ataklarıyla Mansur Yavaşlı üçlü bir yarış var. Bu yarıştan Karayalçın’ın kazanarak çıkması, 15 yıldır Ankara’yı ilkel politikalarla yöneten Gökçekten kurtulmanın tek yolu, en gerçekçi olasılığı. Bu nedenle Karayalçın’ın yürüttüğü kampanyaya ilişkin değerlendirilmesi dileğiyle bazı eleştiriler ve önerilerim olacak; 1. tespit; Melih Gökçek, Karayalçın popülaritesini “demoklesin kılıcı” gibi sağ seçmen üzerinde tutarak sağ seçmendeki “birleşme refleksini” tetikliyor. Her seçimde sağda ağırlık merkezi olmayı başarıyor ve kazanıyor. 2. tespit; Dışsal nedenlerle (MHP-Gökçek çatışması, Altınok’un istifası, 15 yılın yıpranmışlığı, Kılıçtaroğlu tartışması) bu birleşme refleksinde kısmi zayıflama yarattı. Bu zayıflama sağ da mobil seçmen sayısını arttırdı. 3. tespit; Ankara Büyükşehir Belediyesi mücavir alanlarının genişletilmesi, sağ sol seçmen oranını %35-%65 skalasına taşıdı. En az üç kitlesel, diri, iddialı sağ partinin girmeyeceği her yerel seçimde solun işi Ankara’da kat be kat zor olacak. 4. tespit;Sol istisnasız tümüyle Karayalçın ismi üzerinde uzlaştı. Tüm bu tespitlerden yola çıkarak aşağıdaki değerlendirmelere ulaşmak mümkündür; Karayalçın’ın başın... Devamı

18 03 2009

CHP GENEL BAŞKANI DENİZ BAYKAL’IN UŞAK MİTİNGİNDE YAPTIĞI

GENEL BAŞKAN DENİZ BAYKAL’INUŞAK MİTİNGİNDE YAPTIĞI KONUŞMA(18 MART 2009)   Sevgili Uşaklılar, çok değerli kardeşlerim, bu büyük buluşmaya hepiniz hoşgeldiniz. Uşak’ta bu büyük ve güzel mitingde sizlerle beraber olmak benim için çok büyük bir mutluluk. Sizleri özlemiştim. Bir kez daha böyle inançlı, coşkulu, ne istediğini bilen Uşaklılar olarak sizi bu meydanda görmek beni çok sevindirdi. Hepinize hoşgeldiniz diyorum. Sizin buradaki varlığınızın çok derin anlamları var. Böyle bir coşkulu, büyük mitingi Uşak’ta yapıyor olmamızın çok büyük anlamı var. Onun ben farkındayım. Onun anlamını biliyorum. Siz buraya gelirken niye geldiğinizi biliyorsunuz. Ben sizi burada selamlarken sizin niye burada olduğunuzu biliyorum. Siz buraya Uşak sahipsiz değildir, Türkiye sahipsiz değildir demek için geldiniz. Sizi yok sayanlara biz varız, işte buradayız demek için geldiniz biliyorum. Eksik olmayın. Uşak’a ne zaman gelsem çok özel duygular yaşarım. Uşak bizim milli mücadelemizin en önemli ceplerinden birisidir. Hepimiz Uşaklıların vatanseverliğini, Uşaklıların bilincini, Uşaklıların Türkiye sevgisini biliriz. Bu duygularla bugünlere geldik. İnşallah bundan sonrada Türkiye’ye Uşak milli mücadele döneminde olduğu gibi gene sahip çıkmaya devam edecektir.  Sevgili Uşaklılar, bugün 18 Mart. 18 Mart bizim için çok önemli bir gün. Bugün Çanakkale Deniz Zaferini kazanışımızın 94. yıldönümü. Çanakkale Deniz Savaşı bilinen sıradan bir askeri başarı olmanın çok ötesinde önem taşır. Çanakkale Deniz Savaşı sadece boğazı ve İstanbul’u kurtarmakla kalmamıştır. Siyasetin 20. yüzyıldaki şekillenmesine damgasını vurmuştur. Çanakkale’de o Deniz Zaferi... Devamı