19 07 2011

ILIMLI İSLAMCILAR, ALLAH SİZİ BİR GÜN ÇARPARACAK

Hikmet YAVAŞ (İZMİR) hikmetyavas@gmail.com 

hikmetyavas 
Şubat 10, 2011
YAZI BAŞLIKLARI ( Lütfen okumak istediğiniz yazının üzerini tıklayın )
Filed under: Köşe Yazılarım ( Denemeler ) — hikmetyavas @ 5:01 pm
1.DÜĞMEYE KİM BASTI? 2.BEYİNLERİMİZİ YIKIYORLAR. DÜŞÜNMEMİZİ, SORGULAMAMIZI VE GERÇEKLERİ GÖRMEMİZİ İSTEMİYORLAR 3.CUMHURİYET, ATATÜRK VE ORDU DÜŞMANLIĞINI DİN VE DEMOKRASİ ÜZERİNDEN SÜRDÜRMEYE ÇALIŞANLAR 4.BİR DEVLET VE SİLAHLI KUVVETLER İÇERİDEN NASIL PARÇALANIR? 5.BU ÜLKEDE HUKUK KATLEDİLMİŞTİR. HAK, HUKUK VE ADALET TÜKENMİŞTİR 6.NE İDİĞÜ BELİRSİZ ETTİĞİNDEN BELLİ; AHLAKSIZ VE NAMUSSUZ SUÇ ŞEBEKESİ 7.DİN MASKESİ TAKMIŞ SAHTEKARLAR (DİNİN İSTİSMARI VE SİYASAL İSLAM) 8.BÖLÜNMEYE VE KÜRT BAĞIMSIZLIĞINA GİDEN YOL HARİTASI 9. SİZ ALLAH MISINIZ? 10. LÂİKLİK VE BAĞNAZLIK 11. MÜNTAZER TÜRKÖNE, İŞTE O SENSİN 12. ASKER EŞLERİNE ÇAMUR ATMAYA ÇALIŞAN YARATIKLAR 13.TÜRKİYE CUMHURİYETİ TASFİYE EDİLİYOR, HÂLÂ UYANMAYACAK MISINIZ? 14.VATANSEVERLERE VE MİLLETVEKİLLERİNE ÇAĞRI 15.BÜLENT ARINÇ’A SİTEM 16.İLERİ DEMOKRASİNİN TEMEL TAŞLARI; TARİKATLAR, CEMAATLER VE AŞİRETLER. 17. MÜSLÜMANLIK, DİN GÖREVLİLERİ, SİYASET VE DEMOKRASİ 18. İŞTE O SENSİN ENGİN ARDIÇ 19.İKTİDARIN, GÜCE TAPAN UŞAKLARI 20. CEMİL ÇİÇEK’E CEVAP 21.ESER KARAKAŞ’A CEVAP 22.ARTIK FAİLİ MECHULLERİN ADRESİ DEĞİŞTİ, O KATİLLERİ KENDİ CENAHINIZDA ARAYIN 23.ALİ BAYRAMOĞLU’NA CEVAP 24.EGEMEN BAĞIŞ’A KINAMA 25.BUNLAR İNSANI DİNDEN VE İMANDAN EDERLER. 26.MEHMET ALTAN’a KINAMA 27.BUNLARI UNUTMA VE UNUTTURMA 28.HUYLU HUYUNDAN VAZGEÇMİYOR 29.SÜTTEN ÇIKMIŞ AK KAŞIK MÜBAREKLER 30.TÜRK ORDUSU, ATATÜRKÇÜ AYDIN VE BİLİM İNSANLARI SANIK SANDALYESİNE İŞTE BÖYLE OTURTULDU 31. PKK VE BÖLÜCÜLER, TÜSİAD’A MADALYA TAKACAK 32.İSHAK ALATON’A KINAMA MESAJI 33.GENELKURMAY’A YÖNELTİLEN AHLAKSIZ VE VİCDANSIZ SUÇLAMA 34.KENDİNE GEL, SEN BENİM KİM OLDUĞUMU BİLİYOR MUSUN? 35.ŞEYTANCA, ACIMASIZ, AHLAKSIZ VE HUKUKSUZ BİR İKTİDAR MÜCADELESİ 36.GİZLİ KRİPTODAKİ AKILLI VE APTAL İŞGÜZARLAR 37.DEMOKRASİ DIŞI UYGULAMALAR VE YASADIŞI YAPILARDAN GÜÇ ALAN SÖZDE DEMOKRATLAR 38. MÜJDELER OLSUN “DAHA ÇOK DEMOKRASİ VE ÖZGÜRLÜK” GELİYOR. 39.ILIMLI İSLAMCILAR, ALLAH SİZİ BİR GÜN ÇARPARACAK 40.KUZULARIN SESSİZLİĞİ İÇİNDEKİ EMEKLİ ASKERLER  41.TÜRKİYE’DE TÜREYEN “HARİCİ VE HAŞHAŞİ” BOZUNTULARI 42.VATANSEVERLİK İLE CEMAATSEVERLİĞİN ÖZDEŞLEŞMESİ 43.EY KASET SEVERLER HUKUKEN SUÇ VE DİNEN GÜNAH İŞLİYORSUNUZ 44.DÜN ASTEĞMEN KUBİLAY’IN BAŞINI KESENLERİN TORUNLARI, BUGÜN TÜRK ORDUSUNUN BAŞINI KESMEYE ÇALIŞIYORLAR 45.BABALARININ ÇİFTLİĞİ GİBİ TÜRKİYE’Yİ YENİDEN KURACAKLARMIŞ 46.VARDİYA BİZDE PLATFORMU ÜYESİ DARBECİ BAYANLARI ASALIM 47.TÜRK HALKINI TARİHE TANIKLIK ETMEYE VE İÇİMİZDEKİ HAİNLERİ TANIMAYA ÇAĞIRIYORUM 48.DİN MASKESİ TAKMIŞ SAHTEKÂRLAR (DİNİN İSTİSMARI VE SİYASAL İSLAM) tekrar hatırlatma. 49.İÇ HARPTEN SÖZ EDİLDİĞİ BİR ORTAMDA TÜRK ORDUSUNUN GENERALLERİNİN TUTUKLANMASI SİZE TUHAF GELMİYOR MU? 50.SİNDİRE, SİNDİRE ALIŞTIRDILAR. ARTIK GÖRMÜYORUZ, DUYMUYORUZ VE ANLAMIYORUZ. 51.SEN KAZANDIN AMA BEN HAKLIYDIM 52.BAKANLAR İLE GENERAL TAYİN VE TERFİLERİNİ CEMAAT Mİ BELİRLİYOR? 53.İÇİMİZDEKİ ZALİM MCCARTHY’LER VE MASUM ROSENBERGLER’LER 54.DAMARLARINDA ŞEYTAN DOLAŞIYOR. 55.BİRİLERİ DOLAP ÇEVİRİP ŞEYTANCA HESAPLAR YAPIYOR 56.DELİLLERİYLE BİRLİKTE GERÇEK DARBE PLANINI AÇIKLIYORUM 57.GAFLET, DALALET VE HATTA HIYANET İÇİNDEKİ UŞAKLAR 13 ŞEHİDİMİZİN KANINDA BOĞULACAKSINIZ 58.GÖRMEYENLERE, DUYMAYANLARA VE ANLAMAYANLARA ULAŞTIRMANIZ VE ANLATMANIZ DİLEĞİYLE    ILIMLI İSLAMCILAR, ALLAH SİZİ BİR GÜN ÇARPARACAK
Filed under: Köşe Yazılarım ( Denemeler ) — hikmetyavas @ 2:30 pm

ILIMLI İSLAMCILAR, ALLAH SİZİ BİR GÜN ÇARPARACAK

Siz hiç “Ilımlı Hıristiyanlık” diye bir şey duydunuz mu?

Hayır, hiç duymadık.

Siz hiç “Ilımlı Musevilik” diye bir şey duydunuz mu?

Hayır, hiç duymadık.

Siz hiç “Ilımlı İslam” diye bir şey duydunuz mu?

Evet, sürekli duyuyoruz ve bütün Dünya biliyor.

Oysaki Dünya’da bir tane İslam var. O da Kuran’daki İslam’dır. İslam’ın ılımlısı veya ılımsızı olmaz.

Pekiyi ama bu “Ilımlı İslam” icadı nereden çıktı?   

Graham Fuller adında bir Amerikalı. Amerikan RAND Düşünce Kuruluşu’nun daimi politik danışmanı, ABD Merkezi Haberalma Teşkilatının (CIA) eski Başkan Yardımcısı, ABD Devlet görevlisi. İlk defa “Ilımlı İslam” modelini, işte bu Amerikalı ve O’nun politik danışmanlığını yaptığı RAND düşünce kuruluşu icat etti. RAND, genellikle CİA ajanlarının yer aldığı ve strateji üretiminde Amerikan Hükümeti’nin yararlandığı bir düşünce kuruluşudur.

Amerika, Dünyayı kontrol edebilmek için dinleri ve tarikatları kullanıyor. Amerikan istihbarat teşkilatı tarafından desteklenen bazı tarikat ve cemaat liderlerinin, dini kullanarak kendi devletlerine sızıp ele geçirmeleri ve Amerika’nın çıkarlarına hizmet etmelerinin sağlanması, bir Amerikan stratejisidir. Örneğin:

             a.     Asya’yı kontrol etmek için “Moon Tarikatı

              b.     Çin’i parçalamak için finanse edilen “Falun-Gong” hareketi, suni olarak üretilmiş tarikatlardır.

Petrol ve doğalgaz kaynaklarının yoğunlaştığı Türkî Devletler başta olmak üzere, 1 milyar 300 milyonluk Müslüman coğrafyasını kontrol edebilmek için ise, Batı’nın siyasi kurallarına uydurulmuş “Ilımlı İslam” adı altında yeni bir din yaratılmaya çalışılıyor.

Yeni bir din diyoruz. Çünkü İslam dininin odağında Kuran’ı Kerim vardır, yalnız Allah’a ibadet edilir ve yalnız Allah’tan yardım dilenir. Kulların imanını yargılama yetkisi Peygamberimize bile verilmemiş olup sadece Allah’a aittir. Din üzerinden siyasal ve maddi çıkar sağlanması yasaklanmıştır. Kul ile Allah arasına hiç kimse giremez ve Hıristiyanlıkta papazların yaptığı gibi aracılık yapamaz.

Ilımlı İslam ise; gerçek İslam dininin yalan yanlış yorumlarla ve dinler arası diyalog kandırmacılarıyla Hıristiyan Batının siyasi çıkarlarına ve kurallarına uydurulmuş şeklidir.

 Ilımlı İslam’ın odağında tarikat şeyhi veya cemaat imamı vardır. Onların sözleri sorgusuz sualsiz Allah kelamı gibi kabul edilir. Amaçları, dini kullanarak İslam Dünyasını kontrol etmek, devletlerin içine sızarak yönetimlerini ele geçirmek, maddi ve siyasal çıkar sağlamaktır.

 Bunun için her yolu mubah sayarlar, en iyi pazarladıkları ve kullandıkları malzeme din olduğu için siyasi alanda, medyada, okullarda ve mahallede din tüccarlığı yaparlar. Amaçlarına engel olan her kişi ve kurunu, sanki Allah ile ortakmışlar gibi, Onların imanını yargılama hakkını kendilerinde görürler ve din düşmanı olmakla karalamaya çalışırlar.

Öncelikle ve özellikle eğitim kurumların ele geçirmeye çalışırlar, maksatları sömürgeci Batı çıkarlarına uygun İslamcılar devşirmektir.

Ordu, polis, yargı, istihbarat birimleri ve mülki makamlar;  sızarak ele geçirmek istedikleri öncelikli hedefler arasındadır.

Kendilerine biat etmeyen ve karşı çıkan kişi ve kurumları yıpratmak için; yalan, iftira ve sahte suç delilleri üretmek dâhil, her türlü psikolojik harp yöntemlerini kullanırlar. Bunun için, gayrı meşru finansman yöntemleriyle medya kuruluşlarını ele geçirerek, yazılı ve görsel medya üzerinde tam bir kontrol sağlamaya çalışırlar.

Söz konusu tarikat ve cemaatlerin finansmanı, mahalli esnaf ve işadamlarının himmet denilen parasal katkılarıyla oluşturulan şirketlerin gelirleriyle sağlanır.  Yani, anılan tarikat ve cemaatler; işadamları ile dini unsurların işbirliğinden oluşan, büyük paraları yöneten bir nevi holdingleşmiş kurumlardır.

İşte, tarikat ve cemaat üyelerini bir arada tutan çimento, bu ekonomik menfaat ve kendi hükümetlerine sızarak ele geçirdikleri devlet gücünün sağladığı ayrıcalık ve dokunulmazlıktır.  Bu nedenle dini bir hareket olmaktan çıkıp, siyasal ve ekonomik bir harekete dönüşmüşlerdir. Dinsel bir hareket; neden ekonomiye, siyasete ve devlet kurumlarına sızmaya çalışsın? Açıkça, iktidara ortak olmak ve devleti yeniden düzenlemek istiyorlar. 

Görüldüğü gibi Ilımlı İslam; din tüccarı tarikat ve cemaatler ile işadamları ve Hıristiyan Batı’nın işbirliğiyle kotarılmıştır. Batı’nın çıkarlarına uygun ve yabancı istihbarat servisleri tarafından desteklenen yeni bir sömürü modelidir ve dinimize göre şirktir.

Eski CİA ajanı ve Amerikan Devleti görevlisi Graham Fuller; “Yeni Türkiye Cumhuriyeti” isimli kitabında “Türklerin Kemalizm’i terk edip Ilımlı İslam’ı benimsemesini öneriyor. Ayrıca, Ilımlı İslam’ın, Kemalizm’i silmeye yönelik bir karşı devrim olduğunu ve bu devrimin karşısındaki tek gücün Türk Ordusu ile Kemalist aydınlar olduğunu ve tasfiye edilmeleri gerektiğini söylüyor.”

Ayrıca, ABD Eski Başkanı George W. Bush ile yeni Başkan Obama, eski ve yeni Dışişleri Bakanları da “ Türkiye’nin ılımlı bir İslam Cumhuriyeti olduğunu” söylüyorlar.

Ayni şekilde, Avrupa birliği yetkilileri de “Türkiye’nin Kemalizm’i terk edip Ilımlı İslam’ı benimsemesinde ısrar ediyorlar.”

 Bütün bunlar size garip gelmiyor mu?

Her şeyden önce, din ile Kemalizm; tamamen birbirinden farklı şeylerdir. Birisini benimserken diğerini terk etme mecburiyeti yoktur.

Din bir inançtır ve Allah ile kul arasında ilişkidir. Ayrıca, Müslüman Türk insanı mensup olduğu gerçek İslam dururken neden Ilımlı İslam’ı benimsesin?

Kemalizm ise din değildir. Türkiye Cumhuriyeti’nin temellerini oluşturan kuruluş felsefesidir. Kemalizm’in özünde; Ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğe sahip, demokratik, laik, sosyal hukuk devleti niteliklerini koruyan tam bağımsız bir Türkiye isteği vardır.

Görüldüğü gibi, bir insan hem Kemalist ve hem de dindar olabilir. İnsanlar hem Kemalist hem de dindar olamaz demek, sanki Allah’mış gibi kulların imanını yargılamaya kalkmak şirke girmektir. Özetle;

             a.     Bir insan hem dindar olabilir ve hem de bu Cumhuriyetin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğünü isteyebilir.

              b.     Bir insan hem dindar olabilir ve hem de demokratik, laik ve sosyal hukuk devleti taraftarı olabilir.

              c.      Bir insan hem dindar olabilir ve hem de tam bağımsız Türkiye özlemi taşıyabilir.

Bir insana; ülkesi ve milletiyle bölünmez Türkiye isteğini terk et, Batı’nın siyasi çıkarlarına uydurulmuş “Ilımlı İslam’ı benimse” demek şirktir, ahlaksızlıktır ve bu milleti aptal yerine koymaktır.

Bir insana; demokratik, laik ve sosyal hukuk devleti taraftarlığını terk et, Batı’nın siyasi çıkarlarına uydurulmuş “Ilımlı İslam’ı benimse” demek şirktir, ahlaksızlıktır ve bu milleti aptal yerine koymaktır.

Bir insana; tam bağımsız Türkiye özlemini terk et, Batı’nın siyasi çıkarlarına uydurulmuş “Ilımlı İslam’ı benimse” demek şirktir, ahlaksızlıktır ve bu milleti aptal yerine koymaktır.

Bir insana; gerçek İslam yerine Batı’nın siyasi çıkarlarına uydurulmuş “Ilımlı İslam’ı” çaktırmadan kurnazca benimsetmeye çalışmak şirktir, günahtır, Allahtan korkmazlık ve kuldan utanmazlıktır.

Sömürgeci Batı’nın uşağı ey “Ilımlı İslamcılar”; işte bu nedenlerden dolayı “Allah sizi bir gün çarpacak”.

Ömer Hayyam, 800 küsür yıl önce sanki bu din tüccarları için, şöyle yazmış:

İçin temiz olmadıktan sonra,

Hacı hoca olmuşsun kaç para,

Hırka, tespih, post, seccade güzel,

Ama tanrı kanar mı bunlara?

 Selam ve saygılarımla…

Hikmet YAVAŞ (İZMİR) hikmetyavas@gmail.com 

  ILIMLI İSLAMCILAR, ALLAH SİZİ BİR GÜN ÇARPARACAK
Filed under: Köşe Yazılarım ( Denemeler ) — hikmetyavas @ 2:30 pm

ILIMLI İSLAMCILAR, ALLAH SİZİ BİR GÜN ÇARPARACAK

Siz hiç “Ilımlı Hıristiyanlık” diye bir şey duydunuz mu?

Hayır, hiç duymadık.

Siz hiç “Ilımlı Musevilik” diye bir şey duydunuz mu?

Hayır, hiç duymadık.

Siz hiç “Ilımlı İslam” diye bir şey duydunuz mu?

Evet, sürekli duyuyoruz ve bütün Dünya biliyor.

Oysaki Dünya’da bir tane İslam var. O da Kuran’daki İslam’dır. İslam’ın ılımlısı veya ılımsızı olmaz.

Pekiyi ama bu “Ilımlı İslam” icadı nereden çıktı?   

Graham Fuller adında bir Amerikalı. Amerikan RAND Düşünce Kuruluşu’nun daimi politik danışmanı, ABD Merkezi Haberalma Teşkilatının (CIA) eski Başkan Yardımcısı, ABD Devlet görevlisi. İlk defa “Ilımlı İslam” modelini, işte bu Amerikalı ve O’nun politik danışmanlığını yaptığı RAND düşünce kuruluşu icat etti. RAND, genellikle CİA ajanlarının yer aldığı ve strateji üretiminde Amerikan Hükümeti’nin yararlandığı bir düşünce kuruluşudur.

Amerika, Dünyayı kontrol edebilmek için dinleri ve tarikatları kullanıyor. Amerikan istihbarat teşkilatı tarafından desteklenen bazı tarikat ve cemaat liderlerinin, dini kullanarak kendi devletlerine sızıp ele geçirmeleri ve Amerika’nın çıkarlarına hizmet etmelerinin sağlanması, bir Amerikan stratejisidir. Örneğin:

             a.     Asya’yı kontrol etmek için “Moon Tarikatı

              b.     Çin’i parçalamak için finanse edilen “Falun-Gong” hareketi, suni olarak üretilmiş tarikatlardır.

Petrol ve doğalgaz kaynaklarının yoğunlaştığı Türkî Devletler başta olmak üzere, 1 milyar 300 milyonluk Müslüman coğrafyasını kontrol edebilmek için ise, Batı’nın siyasi kurallarına uydurulmuş “Ilımlı İslam” adı altında yeni bir din yaratılmaya çalışılıyor.

Yeni bir din diyoruz. Çünkü İslam dininin odağında Kuran’ı Kerim vardır, yalnız Allah’a ibadet edilir ve yalnız Allah’tan yardım dilenir. Kulların imanını yargılama yetkisi Peygamberimize bile verilmemiş olup sadece Allah’a aittir. Din üzerinden siyasal ve maddi çıkar sağlanması yasaklanmıştır. Kul ile Allah arasına hiç kimse giremez ve Hıristiyanlıkta papazların yaptığı gibi aracılık yapamaz.

Ilımlı İslam ise; gerçek İslam dininin yalan yanlış yorumlarla ve dinler arası diyalog kandırmacılarıyla Hıristiyan Batının siyasi çıkarlarına ve kurallarına uydurulmuş şeklidir.

 Ilımlı İslam’ın odağında tarikat şeyhi veya cemaat imamı vardır. Onların sözleri sorgusuz sualsiz Allah kelamı gibi kabul edilir. Amaçları, dini kullanarak İslam Dünyasını kontrol etmek, devletlerin içine sızarak yönetimlerini ele geçirmek, maddi ve siyasal çıkar sağlamaktır.

 Bunun için her yolu mubah sayarlar, en iyi pazarladıkları ve kullandıkları malzeme din olduğu için siyasi alanda, medyada, okullarda ve mahallede din tüccarlığı yaparlar. Amaçlarına engel olan her kişi ve kurunu, sanki Allah ile ortakmışlar gibi, Onların imanını yargılama hakkını kendilerinde görürler ve din düşmanı olmakla karalamaya çalışırlar.

Öncelikle ve özellikle eğitim kurumların ele geçirmeye çalışırlar, maksatları sömürgeci Batı çıkarlarına uygun İslamcılar devşirmektir.

Ordu, polis, yargı, istihbarat birimleri ve mülki makamlar;  sızarak ele geçirmek istedikleri öncelikli hedefler arasındadır.

Kendilerine biat etmeyen ve karşı çıkan kişi ve kurumları yıpratmak için; yalan, iftira ve sahte suç delilleri üretmek dâhil, her türlü psikolojik harp yöntemlerini kullanırlar. Bunun için, gayrı meşru finansman yöntemleriyle medya kuruluşlarını ele geçirerek, yazılı ve görsel medya üzerinde tam bir kontrol sağlamaya çalışırlar.

Söz konusu tarikat ve cemaatlerin finansmanı, mahalli esnaf ve işadamlarının himmet denilen parasal katkılarıyla oluşturulan şirketlerin gelirleriyle sağlanır.  Yani, anılan tarikat ve cemaatler; işadamları ile dini unsurların işbirliğinden oluşan, büyük paraları yöneten bir nevi holdingleşmiş kurumlardır.

İşte, tarikat ve cemaat üyelerini bir arada tutan çimento, bu ekonomik menfaat ve kendi hükümetlerine sızarak ele geçirdikleri devlet gücünün sağladığı ayrıcalık ve dokunulmazlıktır.  Bu nedenle dini bir hareket olmaktan çıkıp, siyasal ve ekonomik bir harekete dönüşmüşlerdir. Dinsel bir hareket; neden ekonomiye, siyasete ve devlet kurumlarına sızmaya çalışsın? Açıkça, iktidara ortak olmak ve devleti yeniden düzenlemek istiyorlar. 

Görüldüğü gibi Ilımlı İslam; din tüccarı tarikat ve cemaatler ile işadamları ve Hıristiyan Batı’nın işbirliğiyle kotarılmıştır. Batı’nın çıkarlarına uygun ve yabancı istihbarat servisleri tarafından desteklenen yeni bir sömürü modelidir ve dinimize göre şirktir.

Eski CİA ajanı ve Amerikan Devleti görevlisi Graham Fuller; “Yeni Türkiye Cumhuriyeti” isimli kitabında “Türklerin Kemalizm’i terk edip Ilımlı İslam’ı benimsemesini öneriyor. Ayrıca, Ilımlı İslam’ın, Kemalizm’i silmeye yönelik bir karşı devrim olduğunu ve bu devrimin karşısındaki tek gücün Türk Ordusu ile Kemalist aydınlar olduğunu ve tasfiye edilmeleri gerektiğini söylüyor.”

Ayrıca, ABD Eski Başkanı George W. Bush ile yeni Başkan Obama, eski ve yeni Dışişleri Bakanları da “ Türkiye’nin ılımlı bir İslam Cumhuriyeti olduğunu” söylüyorlar.

Ayni şekilde, Avrupa birliği yetkilileri de “Türkiye’nin Kemalizm’i terk edip Ilımlı İslam’ı benimsemesinde ısrar ediyorlar.”

 Bütün bunlar size garip gelmiyor mu?

Her şeyden önce, din ile Kemalizm; tamamen birbirinden farklı şeylerdir. Birisini benimserken diğerini terk etme mecburiyeti yoktur.

Din bir inançtır ve Allah ile kul arasında ilişkidir. Ayrıca, Müslüman Türk insanı mensup olduğu gerçek İslam dururken neden Ilımlı İslam’ı benimsesin?

Kemalizm ise din değildir. Türkiye Cumhuriyeti’nin temellerini oluşturan kuruluş felsefesidir. Kemalizm’in özünde; Ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğe sahip, demokratik, laik, sosyal hukuk devleti niteliklerini koruyan tam bağımsız bir Türkiye isteği vardır.

Görüldüğü gibi, bir insan hem Kemalist ve hem de dindar olabilir. İnsanlar hem Kemalist hem de dindar olamaz demek, sanki Allah’mış gibi kulların imanını yargılamaya kalkmak şirke girmektir. Özetle;

             a.     Bir insan hem dindar olabilir ve hem de bu Cumhuriyetin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğünü isteyebilir.

              b.     Bir insan hem dindar olabilir ve hem de demokratik, laik ve sosyal hukuk devleti taraftarı olabilir.

              c.      Bir insan hem dindar olabilir ve hem de tam bağımsız Türkiye özlemi taşıyabilir.

Bir insana; ülkesi ve milletiyle bölünmez Türkiye isteğini terk et, Batı’nın siyasi çıkarlarına uydurulmuş “Ilımlı İslam’ı benimse” demek şirktir, ahlaksızlıktır ve bu milleti aptal yerine koymaktır.

Bir insana; demokratik, laik ve sosyal hukuk devleti taraftarlığını terk et, Batı’nın siyasi çıkarlarına uydurulmuş “Ilımlı İslam’ı benimse” demek şirktir, ahlaksızlıktır ve bu milleti aptal yerine koymaktır.

Bir insana; tam bağımsız Türkiye özlemini terk et, Batı’nın siyasi çıkarlarına uydurulmuş “Ilımlı İslam’ı benimse” demek şirktir, ahlaksızlıktır ve bu milleti aptal yerine koymaktır.

Bir insana; gerçek İslam yerine Batı’nın siyasi çıkarlarına uydurulmuş “Ilımlı İslam’ı” çaktırmadan kurnazca benimsetmeye çalışmak şirktir, günahtır, Allahtan korkmazlık ve kuldan utanmazlıktır.

Sömürgeci Batı’nın uşağı ey “Ilımlı İslamcılar”; işte bu nedenlerden dolayı “Allah sizi bir gün çarpacak”.

Ömer Hayyam, 800 küsür yıl önce sanki bu din tüccarları için, şöyle yazmış:

İçin temiz olmadıktan sonra,

Hacı hoca olmuşsun kaç para,

Hırka, tespih, post, seccade güzel,

Ama tanrı kanar mı bunlara?

 Selam ve saygılarımla…

Hikmet YAVAŞ (İZMİR) hikmetyavas@gmail.com 

16
0
0
Yorum Yaz