ÖFKEMİN GÖZLERİ SU
17/5/2009 · Kategori: Siir
ÖFKEMİN GÖZLERİ SU
nasıl severim temmuz'u
acıyı ağıdı külü
ağlamak ve tüketmek umudu
öldürmek öldürmek yeniden
asaf'ımı
hasret'imi
gürcan'ı
dört yüz yıllık bir yetim
kahrın akşamlarında
diriltmek yeniden han'ı sultan'ı
sevginin gazelinde
metin canı
asım canı
aysan'ı
geçip gitmek var mı öyle
bir semah halkasından uçar gibi
durmak yok önünde rüzgarların
esmek esmek delice
esmek
çimence
uğurca
çiçekçe
öfkemin gözleri su
asılmış yangın yerinde
şimdi daha iyi anlıyorum
günah karanlığında hızırları çağın
kör inancın yobazın alçağın
sivas'ı ağıt ağıt
tutsak alması
uçan kuşa akarsuya
verilecek bir hesap var
korkaklığın rengi mi akşam kızıllığı
değişmeyen iklimler
umarsız duyarsız
dört yüz yıl önceki sanki
bulutlar gene yağmursuz
türkülerim yarım
sazlarım kırık
sivas'ın gırtlağında elleri
çoğalmış hızır paşalar
otuz yedi can ateş ve nar
yollar geçiyor yüreğimden
yakın bizi yakın
bu ateş bir gün sizi de boğar
unutulmuşum yıldız dağı
afetin ateşine düştüm
yollar üstümde pir sultan
gözleri hem güneş hem ay
yanmışım külüm
bir delişmen sevda şurda
değil ki bu ilk ölümüm
yel vurur savrulurum
kalk de kalkamam
öldüğüm doğru
yalnız yetim kaldığım
ne ağıt ne acı ne söylev
çekemez bunca özlemi
otuz yedi can yürek çiçeği
bir yüzü yangın sevginin
ötekisi özgürlük gülü
Bekir KOÇAK, Gizemi Temmuzda Saklı, (s. 9-11)

